Fethiye'nin doğusunda, Seydikemer sınırlarında uzanan Saklıkent, yer yer derin bir yarık vadiye dönüşen, 18 kilometre uzunluğa ulaşan ve en dar yerinde yalnızca 2 metreye daralan bir doğa harikasıdır. Türkiye'nin en uzun ve en derin kanyonlarından biri; Avrupa'nın da en büyük üçüncü kanyonu olarak anılır. Buz gibi suda yürüyüş, ahşap platform ve girişteki nehir üstü alabalık köşkleriyle Fethiye çevresinin en sevilen doğa rotalarından biridir.
Hikâyesi: "Saklıkent" adı "saklı/gizli şehir" anlamına gelir ve bu dev yarık vadi gerçekten de uzun yıllar saklı kalmıştır. Anlatılanlara göre kanyon, 1980'lerin sonunda bölgede çobanlık yapan Ekrem (Uçar) adlı bir kişinin, kaybolan keçisinin peşinden giderken kayalar arasındaki bu derin yarığı fark etmesiyle gün yüzüne çıkmış; kısa süre sonra ziyarete açılmıştır. Kanyon, Eşen Çayı'nın bir kolu olan Karaçay'ın binlerce yıl boyunca kireçtaşını aşındırmasıyla oluşmuştur. Çevresi 6 Haziran 1996 tarihinde Milli Park ilan edilmiş, 2019'da ise "kesin korunacak hassas alan" statüsüne alınmıştır.
Görülmesi Gerekenler:
- Ahşap yürüyüş platformu — Girişten kanyonun derinliklerine doğru, kayalara monte edilmiş dar bir iskele üzerinde ilerlenir.
- Suyun başladığı nokta — Platformun bittiği yerde Toroslar'dan gelen buz gibi su ile karşılaşırsınız; buradan sonrası çıplak ayak veya su ayakkabısıyla devam eder.
- Yükselen kaya duvarları — Kimi yerde o kadar daralır ki gökyüzü ince bir şerit hâline gelir; içeride güneş neredeyse hiç ulaşmaz.
- Girişteki nehir üstü köşkler — Suyun üzerine kurulu sedirlerde ayaklarınızı serin suya sarkıtarak dinlenebilirsiniz.
Ulaşım: Villa'dan (Karaçulha) hareketle Seydikemer/Kaş yönüne doğru yaklaşık 45 km, ortalama 50-60 dakika sürer. Yol asfalt ve tabelalıdır; otoparktan kanyon girişine kısa bir yürüyüşle ulaşılır. Aracınız yoksa Fethiye'den dolmuş ve tur seçenekleri de bulunur.
Giriş: Ücretli milli park alanıdır; ayrıca otopark ücreti alınabilir. MüzeKart burada geçerli değildir. Güncel giriş ve otopark ücretini gişeden teyit etmenizi öneririz.
En İyi Sezon: Kanyonun yürünebilir bölümü genellikle Nisan sonrasında açılır; Toroslar'daki karlar eriyip su seviyesi düştükçe iç kısımlara girilebilir. Haziran-Eylül arası en uygun dönemdir. Kış aylarında su yükseldiği için derin bölümler kapalı olabilir. Gün içinde sabah erken ya da öğleden sonra geç saatler kalabalığı azaltır.
İpuçları:
- Su, yaz ortasında bile oldukça soğuktur; kısa sürede ayaklarınız üşüyebilir, ara ara mola verin.
- Su ayakkabısı veya tutuşu iyi sandalet önerilir; taşlar kaygan ve keskindir, çıplak ayak zorlayıcı olabilir.
- Islanacağınızı bilerek yedek kıyafet, havlu ve su geçirmez telefon kılıfı alın.
- İlerideki geçişlerde halatlardan tutunmak gerekebilir; çocuklarla ve yüzme bilmeyenlerle ilk bölümle yetinmek daha güvenlidir.
- Yağışlı havalarda ani su yükselmesi riski nedeniyle görevli uyarılarına mutlaka uyun.
- Dönüşte girişteki köşklerde ızgara alabalık ve gözleme Saklıkent'in klasik mola lezzetidir.